Mağaza mı Yoksa E-Ticaret Sitesi mi Açmalıyım?

“Yirminci yüzyılın en büyük icadı nedir?” şeklinde yöneltilen bir soruya, her kesimden insanın vereceği ortak yanıt; “internet” cevabı olacaktır. Zira yaklaşık yirmi yıl gibi kısa bir sürede tam anlamı ile globalleşen dünyaya bu yöndeki en büyük katkı “internet ağı” tarafından sağlanmıştır. Dijital anlamda kalkan sınırlar sayesinde oturduğumuz masanın başından kalkmadan, cihandaki tüm gelişmeleri takip edebilir, sosyalleşme ihtiyacımızı karşılayabilir, en önemlisi de alışveriş yapabilir haldeyiz.

Mağaza mı Yoksa E-Ticaret Sitesi mi Açmalıyım?

Yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’de yaşayan 1980 ve sonrası doğumlu kişiler, herhangi bir ürünü almadan evvel internet ağında o ürün hakkında yazılmış tarafsız yazıları okumakta, ardından fiyat karşılaştırma sitelerinde ürünün piyasası hakkında bilgi edinmekte, sonrasında ikinci el eşya satmaya imkan veren web sayfalarında aldıkları ürüne ihtiyaç kalmaması halinde ne kadarlık bir fiyat aralığında satabileceklerini öğrenmekte, son olarakta en güvenilir ve en ucuz olan e-ticaret sitesinden ürünü sipariş etmektedir. Yani şimdinin genç nesli, fakat yarının aile büyüğü olacak fertler, alışveriş yapma alışkanlıklarını klasik sistemlerin dışına taşıyarak tamamen internet üzerinden gerçekleştirmektedir. 

Kelimenin tam anlamı ile “derin bir derya” olan internet ağında, kullanıcıların aradıklarını milyarlarca sayfa içinde kaybolmadan bulmak için kullandığı “arama motoru” isimli yazılımlar, hemen herkes tarafından istisnasız kullanılmaktadır. “Arama motoru” konusunda ülkemizde akla ilk gelen adres ise, neredeyse her kesimden internet kullanıcısın açılış sayfası olan  “Google” isimli yazılımdır. Öyle ki halk arasında “yaz Google’a çıksın” ya da “Google Amca’ya sor” cümleleri sıklıkla telaffuz edilmektedir.

Sorgulanan kelime veya cümlede içerik sahibi olan yüzbinlerce siteyi indeksleyen Google’da, kullanıcıların %70’i sadece ilk sayfayı, %25’i ilk iki sayfayı, %5’lik kısım ise üçüncü ve daha sonraki sayfaları incelemektedir. Buradan anlaşılacağı gibi rekabet edilen kelimede ilk sayfada olmak, pastadan “aslan payı” almak anlamına gelmektedir.

Eski esnafların “dükkan cadde işlek üzerinde olursa kirasından korkmayacaksın” mantığı, yeni yüzyılın ticaret modelinde “siten Google’da ilk sayfada olursa, optimizasyon ve reklama harcadığın paradan çekinmeyeceksin” olgusu ile yer değiştirmiştir.

Aslında yukarıda bahsettiğimiz iki farklı jenerasyona ait ticaret erbabındaki mantık aynı kapıya çıkmaktadır. Kişi, ister reel dükkan işletiyor olsun, isterse bir e-dükkan sahibi olsun her zaman aşağıdaki formül geçerlidir.

İnsan sirkülasyonu =  Dükkana giren müşteri sayısı = Ciro

Özellikle perakende sektöründe hizmet veren kişiler için hayati önem taşıyan bu formülün sadece uygulandığı mecra değişmiştir. Dostları ile “iki lafın belini kırmak” için bir kafede buluşacağına Facebook’ta sohbet eden, okey oynamak için kahveye gitmek yerine bir oyun sitesine giren, talihini denemek için Spor Toto bayisi yerine bahis sitesi tercih eden insanların çoğalması gerçek alışveriş olgusunu, sanal alışveriş olgusu ile değiştirmek dışında başka bir şey yapmamıştır. 

Özetlemek gerekirse; günümüzün işlek caddesi “Google’ın ilk sayfası”, işlek caddeye paralel caddesi “Google’ın ikinci sayfası”, sokak arası diye tabir edilen yeri “Google’ın üç ve daha gerideki sayfaları” şeklindedir.

E-Ticaret Mağazası Sahibi Olan veya Açmak İsteyenlere Tavsiyeler

  1. Mutlaka sitenize “Google Optimizasyon” olarakta tabir edilen “Seo” (Search Engine Optimization) çalışması yaptırın.
  2. Siteniz doğal aramalarda ilk sayfaya girene kadar kesinlikle “Google Adwords Reklamları” kullanın.
  3. Fırsat sitelerinden birkaçına üye olun (zira bu siteler genelde hedef aramalarda ilk sayfada çıkmaktadır.)

 

e-ticaret
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
Vahşetin Ses Kaydına Ulaşıldı | Cemal Kaşıkçı Hunharca Katledildi
Vahşetin Ses Kaydına Ulaşıldı | Cemal Kaşıkçı Hunharca Katledildi
Nereden Akım Oldu Dediğimiz
Nereden Akım Oldu Dediğimiz "Falling Stars"